DHA YURT BÜLTENİ – 7

Kıran-8 operasyonunda 4 PKK sığınağı bulunduBitlis ile Siirt arasındaki Sehi Ormanları bölgesinde düzenlenen ‘Kıran-8 Sehi Ormanları’ operasyonu kapsamında arazide yapılan aramalarda PKK’lı teröristlerin kullandığı 4 sığınak bulundu. Sığınaklarda yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda gıda, örgütsel dokuman ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi.İçişleri Bakanlığı, PKK’lı teröristlerin kış üstlenmelerinin engellenmesi, etkisiz hale getirilmesi, kullandıkları sığınak ve barınakların imha edilmesi amacıyla terör örgütü PKK’ya yönelik, dün ‘Kıran-8 Sehi Ormanları’ operasyonunu başlattı. Bitlis Valiliği koordinesinde Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı tarafından yürütülen ve 3 bin 480 personelden oluşan 232 operasyonel timin görev aldığı operasyon kapsamında teröristlerin kış üslenmesi için kullandığı sığınak ve barınaklar tek tek imha edilirken, her taşın altına da titizlikle bakılıyor.Bölgede dün yapılan arazi arama tarama çalışmalarında teröristlerin kullandığı 4 sığınak tespit edildi. Sığınaklarda, 100 adet CD, 6 adet 4’lü pil bloğu, 48 çift ayakkabı, 80 büyük pil, 2 sırt çantası, 24 leşker kıyafeti, 2 roketatar mühimmat parçası, 5 panço, 20 metre ip, 5 kazma, 5 kürek, 1 ampermetre, 170 metre elektrik kablosu, 4 örgütsel kitap, 1 batarya, 3 kilo tütün, 1 lazer pointer, 1 akü, 1 powerbank, 1 ton 500 kilo gıda ve yaşam malzemesi, ayrıca muhtelif miktarda ilaç, gıda ve inşaat malzemesi ele geçirildi. Haber: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, =============================Leyla cinayetinde, ilk tutuklanan sanık tahliye edildiAğrı’da, 1,5 yıl önce geçen yıl kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in (4) ölümüyle ilgili tutuklanan baba Nihat Aydemir’in amcasının oğlu Mehmet Ali Aydemir, ‘mevcut delil durumu, tutuklulukta geçen süre, dosyasın gelmiş olduğu aşama’ dikkate alınarak 17 ay sonra tahliye edildi. Dosyada tek tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir kaldı.Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran- Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı olan Leyla Aydemir, 15 Haziran 2018 tarihinde dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde kayboldu. Günlerce aranan, tüm Türkiye’nin bulunması için seferber olduğu Leyla’nın, 18 gün sonra köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiinde su içerisinde yüzüstü cansız bedeni bulundu. Leyla Aydemir cinayetiyle ilgili baba Nihat Aydemir’in amcasının oğlu Mehmet Ali Aydemir (32), 18 Temmuz’da ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. 7 SANIĞA DAVA AÇILDITürkiye’yi acıya boğan olaydan yaklaşık bir yıl sonra hazırlanan iddianame, Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu Mehmet Ali Aydemir ile Leyla’nın amcaları Musa Aydemir (28), Yusuf Aydemir (42) ile Besim Dursun (47) ve eşi Hatun Dursun (55), Ayşe Artam (37) ve eşi Yıldırım Artam (40) hakkında; ‘çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘iştirak halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 14’er yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.SOĞUK ORTAMDA TUTTULARYusuf Aydemir, Besim Dursun ve eşi Hatun Dursun’un Leyla’yı alıkoydukları, daha sonra Mehmet Ali Aydemir’i de olaya dahil ettikleri aktarılan iddianamede, şüpheli Mehmet Ali Aydemir’in maktül Leyla’yı, Yusuf Aydemir, Besim Dursun ve Hatun Dursun tarafından ilk olarak alıkonulduğu yerden alınarak, kız kardeşi olan şüpheli Ayşe Artam’ın yanına götürdüğü, Ayşe Artam ve Yıldırım Artam’ın da Leyla Aydemir’i Hamur ilçesinde bulunan ikametlerinde bir süre alıkoyup sakladıkları, Leyla’nın kaçırıldığı andan itibaren şüpheliler Musa Aydemir ve Mehmet Ali Aydemir’in maktulün bulunması için çalışan görevlileri yanılttıkları ve yanlış yönlendirdikleri, şüphelilerin Leyla Aydemir’i cesedin bulunduğu 2 Temmuz tarihinden önceki 3 gün ile kaybolduğu tarih 15 Haziran tarihi arasında öldürdükleri ve cesedini bir süre soğuk bir ortamda tuttukları ve maktul Leyla Aydemir’in ailesinde ve yakın çevresinde Leyla’nın öldürülmediği izlenimi yaratmak ve delilleri karartmak için kaçırdıkları gün üzerinde bulunan maktule ait kıyafetleri üzerinden çıkarıp kıyafetlerini ve cesedini Bezirhane köyüne yaklaşık 2,5 km mesafede bulunan dere yatağına ve civarına attıkları, Besim Dursun ve Hatun Dursun’un maktule ait cesedin bulunduğu gün ve bir gün öncesinde ısrarla anne Şükran Aydemir’in köyden çıkarmaya çalıştıkları ve cesedin bulunduğu gün anneyi Doğubayazıt’a götürdükleri belirtildi.BABA ŞİKAYETÇİ OLMADI, ANNE OLDUAğrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Eylül 2019’da görülen ilk celsede baba Nihat Aydemir sanıklardan şikayetçi olmazken, anne Şükran Aydemir, ‘Önce Allah’a, sonra devlete sonra da mahkemeye inancım var. Kızımı kim o şekilde öldürdüyse aç susuz bıraktılar. Kızımı kim o şekilde öldürdü, zulümdür. Çıplak, niye soydunuz? Benim 6 çocuğum daha var. Kim yaptıysa şikayetçiyim. İmanımı yakamam. Kimseyi yakamam gözümle görmedim. Susma hakkımı kullanıyorum’ dedi. ‘SUÇSUZUM’Tutuklu sanık Mehmet Ali Aydemir ise kendini şöyle savundu: ‘Ben Hamur’a Nihat abinin isteği üzerine gittim. Nihat abi beni aradı, ‘Hamur’a git hocayı al’ dedi. Musa ile birlikte gittik. Ben Yıldırım Artam’ı aradım o da kavşağa geldi, evlerine hiç gitmedim, onu da alıp köye döndük. Kesinlikle ablamın evine çocuk falan götürmedim. Ben aramalara katıldım, suçlamaları kabul etmiyorum. Olay günü ben bayram namazına veya muhtarın evine gitmedim. Hayvanlarıma baktım. Çocuğun bulunduğu gün cesedin bulunduğu yerde jandarmaya ‘burayı aramayın, biz buraya baktık’ gibi bir şey demedim. Jandarma görevlilerini farklı yönlendirmedim. Cesedin bulunduğu yere yakın abim Ahmet’e ait tarlada bir gün biçtik iki gün de topladık toplam 3 gün çalıştık. Ben suçsuzum tahliyemi istiyorum.’AMCA TUTUKLANDIMahkeme heyeti, Mehmet Ali Aydemir’in tutukluluk halinin devamını kararlaştırırken, amca Yusuf Aydemir’in üzerine atılı suçu işlediğine yönelik tanık beyanları, müşteki beyanları, kolluk tutanakları, sanığın çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında somut delillerin bulunduğu, dinlenilmeyen bir kısım tanıklar üzerinde sanığın baskı kurma ihtimali bulunması nedeniyle tutuklanmasına karar verildi. MEVCUT DELİL DURUMUYLA TAHLİYEMahkeme heyeti, duruşma sonrası 23 Ekim ve 20 Kasım’da tutukluluk değerlendirmesinde sanıkların tutukluluk hallerinin devamını uygun buldu. Dün yapılan tutukluluk değerlendirmesinde ise mahkeme heyeti, Mehmet Ali Aydemir’in  ‘mevcut delil durumu, tutuklulukta geçen süre, dosyasın gelmiş olduğu aşama’yı gerekçe göstererek tahliyesine karar verdi. Tutuklandığı günden beri Elazığ’daki yüksek güvenlikli cezaevinde tek kişilik hücrede kalan Mehmet Ali Aydemir, mahkeme kararıyla serbest bırakıldı. Mehmet Ali Aydemir tahliye sonrası bugün sabah köyüne döndü. Dosyanın tek tutuklu sanığı ise Yusuf Aydemir kaldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: —————–4 Temmuz 2018’de Mehmet Aydemir ile röportaj  -Leyla’nın duruşması 20 Eylül 2019’da geçilmiştiHaber: Hümeyra PARDELİ/AĞRI, ==========================İki öğrencinin öldüğü kazada acı detaySamsun’un Çarşamba ilçesinde devrilen öğrenci servisinde ağır yaralanan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi Batuhan Yılmaz’ın (16), hazırlık sınfında dönem birincisi olduğu ve yurt dışı eğitim programı Erasmus’a gitmeye hak kazandığı ancak ailesini bırakmamak için gitmediği öğrenildi.Kaza, dün saat 16.30 sıralarında ilçenin Irmaksırtı mevkisi, Atatürk Bulvarı’nda meydana geldi. Samsun’dan Çarşamba ilçesine giden Dursun P. idaresindeki 55 C 6076 plakalı öğrenci servis minibüsüne arkadan bir otomobil çarptı. Kontrolden çıkarak karşı şeride geçen minibüs başka bir otomobille çarpışıp devrildi. Kazada, 2’si ağır 12 öğrenci yaralandı.İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler tarafından minibüsten çıkarılan yaralı öğrenciler, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ancak Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi Batuhan Yılmaz (16) ile Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinden Zülal Işıl Çörtük (14) yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.KAZA ANI KAMERADA2 öğrencinin hayatını kaybettiği, 10 öğrencinin yaralandığı kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye kaydedildi. DÖNEM BİRİNCİSİYDİKazada hayatını kaybeden öğrencilerden Batuhan Yılmaz’ın hazırlık sınıfı dönem birincisi olduğu ve okulu temsilen yurt dışı eğitim programına hak kazandığı ortaya çıktı. Yılmaz’ın ailesini bırakmak istemediği için yurt dışına gitmediği öğrenildi. Liselinin okul dönemi başında da Terme’deki okul pansiyonuna yerleştiği ancak bir gece kaldıktan sonra ailesinin yanında kalmak için servis minibüsünü kullanmaya başladığı bildirildi.OKULDA HÜZÜNYılmaz’ın eğitim gördüğü okulda da bu sabah hüzün vardı. Cenaze namazı için camiye gelen arkadaşları, Batuhan’ın çok çalışkan olduğunu anlattı. Bir arkadaşı, ‘Büyük hedefleri vardı, çok çalışkan biriydi. Hatta başarısından dolayı dönem birincisi oldu. İsteği her bölümü kazanacak biriydi. Futbolu da çok seviyordu’ dedi.  Öğretmenleri ise başarısından dolayı Batuhan’ın Erasmus Projesi’ne katılmaya hak kazandığını ancak liselinin ‘Ailemi bırakıp gitmek istemiyorum, şu an hazır değilim’ dediğini söyledi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————–Okuldan detaylar-Öğrenci ve öğretmenlerden detay-Sınıftan detayHaber-Kamera:  Zeynep Irmak ÖCAL, Tayfur KARA SAMSUN-DHA==========================Adına sahte hesap açan kişileri dedektif gibi iz sürerek buldu Düzce’de yaşayan Melek Arslan (33), sosyal medyada kendisi adına sahte hesap açarak yakınlarından para isteyen 2 kişiyi 9 ay boyunca dedektif gibi iz sürerek buldu. Melek Arslan iki kişiden şikayetçi oldu.Düzce’de bir sigorta acentesinde müşteri temsilcisi olarak çalışan Melek Arslan, 9 ay önce kendisini arayan yakınlarından, adına sahte hesap açıldığını ve çeşitli bahanelerle kendilerinden para istendiğini öğrendi. Bunun üzerine harekete geçen Arslan, 9 ay boyunca adeta bir dedektif gibi iz sürerek kendisi adına sahte hesap açan kişinin 20 yıl önce oturduğu yerde komşusu olan M.Y. ile akrabası E.Y. olduğunu tespit etti. Melek Arslan, iki kişi hakkında şikayetçi oldu.Melek Arslan, yaşadığı süreci anlatarak, ‘Önce dikkate almadığım birkaç mesaj geldi. ‘Melek hanım ben sizi tanıyorum ve babanızın arkadaşıyım’ veya ‘Sizin daha önce oturduğunuz yerde oturuyorum. Sizin adınıza benimle yazışan bir bayan var’ diye mesajlar aldım. Ben önce bunlara inanmadım. ‘Benimle sohbet etmek için güzel bir numara bulmuşsunuz’ diye tersledim. Bir zaman sonra bu mesajlar artmaya başladı. Tanıdığım insanlar bana ulaşmaya başladı. Bazıları ‘Melek senin adını kullanarak biri beni aradı’ dedi. Tanınmış bir aile olduğumuz için benim ve babamın adımı kullanarak arıyor. ‘Yolda kaldım, yakıtım bitti, karnım aç, İstanbul çıkışındayım, Ankara çıkışındayım telefonumun şarjı bitti bir başkasından arıyorum, sosyal medyada telefonunuzu buldum, o yüzden bir tek sizi arayabildiğim için sizden yardım istiyorum’ gibi samimi ve inandırıcı kendine acındırarak paralar istiyor’ dedi.’YAZIŞMALARI ERKEK, ARAMALARI KADIN YAPIYOR’İki kişiyi tespit ettiğini belirten Melek Aslan, ‘Biri erkek, biri kadın. Erkek olan yazışma bölümünden resmimi, kimlik bilgilerimi kullanarak, ‘tanışabilir miyiz?, Arkadaş olabilir miyiz?’ diyerek sohbet etmeye başlıyor. Birkaç gün sohbet ettikten sonra yine aynı şekilde ‘Yolda kaldım bana para gönderir misin?’ diyor. Yazışmaları erkek yapıyor, aramaları kadın yapıyor’ diye konuştu.PAYLAŞIMLARI ELE VERDİMelek Arslan, 9 ay boyunca şüphelendiği her kişinin sosyal medya paylaşımları tek tek takip ettiğini belirterek, şöyle konuştu: ‘Bana yazışmaların kopyasını bana attılar. Ben onların hepsini toplayarak 9 ay boyunca iz sürdüm. Gece 3’lere, 4’lere kadar uykusuz kaldım. İp uçları yakalamak için çok çaba sarf ettim. Sonra uzun süre düşündüm ve bunu beni tanımayan birisi yapamaz dedim. Ablamın, babamın ve benim sosyal çevremi kullanıyor. Ayrıca benimle irtibata geçemeyecek kişilerden para istiyordu. Kendime bir liste çıkardım. Tahmin ettiğim kişileri eleye eleye onların paylaşımlarını takip ederek devam ettim. Sonrasında geçmişimden yaklaşık 20 yıl önce aynı mahallede oturduğum bir erkeğin hesabının paylaşımlarının adıma açılan sahte hesaptaki paylaşımlarla aynı olduğunu gördüm. Aynı tarihte, aynı paylaşımları yapmış. Oradan yola çıktım ve devamı geldi.”BENİ GÖRÜNCE KAÇMAYA BAŞLADI’Melek Arslan, ‘Şüphelerimin en yoğunlaştığı kişinin adresine gitmeye karar verdim. Amacım oradan geçiyormuş da bir hal hatır sormak istiyormuş gibi eve gitmekti. Ağız yoklama, nabız ölçmek için gittim. Benim nabız yoklamama gerek kalmaksızın, beni görür görmez kaçmaya başladı. Ben tek gitmemiştim. Ağabeyim ve eşim ile gittim. Ağabeyim yakaladı. ‘Çok özür dilerim evet ben yaptım, yokluktan yaptım, işsizlikten yaptım’ gibi itiraflar gelmeye başladı’ dedi.İtirafların ardından Melek Arslan, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu. M.Y ve E.Y. isimli kadın hakkında adli işlem başlatıldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————Melek Arslan’ın bilgisayar başında görüntüsü-Melek Arslan’ın açıklamaları-Melek Arslan’ın suç duyuruna ait kağıdı göstermesi ve detaylarHABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, ==========================Edirne’de yoğun sis etkisini sürdürüyorEdirne’de pazartesi gününden bu yana etkili olan sis nedeniyle hayat olumsuz etkileniyor. Görüş mesafesin 30 metreye kadar düştüğü kentte, trafikte aksamalar meydana geldi. Yoğun sis nedeniyle kentin simgelerinden, tarihi Selimiye Camii gözden kayboldu.Edirne’yi pazartesi günü etkisi altına alan yoğun sis, bugün de sürdü. Hava sıcaklığının 7 derece olduğu kentte yoğun sis nedeniyle görüş mesafesi 30 metreye kadar düştü. Sabah işlerine gitmek için araçlarıyla trafikte ilerleyenlerin zor anlar yaşadığı kentte, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. Sis tabakasının etkili olduğu Edirne’de tarihi mekanlar gözden kayboldu. Kentin simgelerinden olan tarihi Selimiye Camii yoğun sis nedeniyle gözden kayboldu. Meteoroloji yetkilileri, sisli havanın cumartesi gününe kadar etkili olacağını söyledi.Görüntü Dökümü————–Araçların sisili havada ilerlemesi-Sis detayı-Sisten kaybolan Selimiye Camii önü-Heykeller-Muhabir Ali Can Zeray’ın anonsu-Farklı açılardan sisHaber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,==========================Yalnız yaşadığı evinde yaşamına son verdiKayseri’nin Akkışla ilçesinde Müslüm Altıntaş (25) yalnız yaşadığı evinde, av tüfeği ile kendini vurarak yaşamına son verdi.Hayvancılıkla uğraşan Müslüm Altıntaş, gece saatlerinde Akkışla ilçesi Kululu Mahallesi’nde yalnız yaşadığı evinde girdiği bunalım sonucu av tüfeğini göğsüne dayayarak ateşledi. Silah sesini duyan komşuları, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Altıntaş’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Altıntaş’ın cesedi otopsi yapılmak üzere Akkışla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.Görüntü Dökümü————-Olay yeri genel ve detay görüntüJandarmanın olay yerinde aldığı tedbirDiğer görüntülerHaber- Kamera: Özer KAYA/KAYSERİ, ==========================Üniversitelileri taşıyan halk otobüsünde yangın Burdur’da üniversite öğrencilerini taşıyan halk otobüsü, motor kısmında çıkan yangında hasar gördü.Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İstiklal Yerleşkesi’nin girişinde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, kent merkezinden MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’ne öğrenci taşıyan 15 M 0012 motor kısmından duman çıktığını fark eden sürücü Ali Çankaya aracı sağa çekip durdurarak, öğrencileri indirdi. Bu sırada motor kısmındaki otomatik yangın söndürme sistemi devreye girdi. Sürücü de 3 yangın söndürme tüpüyle müdahale ederek yangını büyümeden söndürdüOtobüs bir süre sonra tekrar alev alınca çağrılan itfaiye ekipleri tarafından yangın söndürüldü. Otobüste maddi hasar meydana geldi. Görüntü Dökümü————-Otobüs şoförünün müdahalesiİtfaiyenin gelişiİtfaiyecilerin müdahalesiDetay HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,  

Bir önceki yazımız olan Siirt'te 143 sikke ve tarihi objeler ele geçirildi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir