DHA YURT BÜLTENİ – 5

Tarsus Devlet Hastanesi’nde patlama: 5 yaralıMERSİN’in Tarsus Devlet Hastanesi’nde ısıtma ve soğutma ünitesinin bakım onarımı sırasında meydana gelen patlamada 5 kişi yaralandı.Tarsus Devlet Hastanesi’nin ana bina kazan dairesinde işçileri, ısıtma ve soğutma ünitesinde bakım ve onarım çalışmasına başladı. Çalışma sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle patlama yaşandı ardından da yangın çıktı. İhbar üzerine oley yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Patlama sırasında yaralanan 5 işçi aynı hastanenin acil servisinde tedaviye alındı. İşçilerin 2’sinin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Polis ekipleri, hastane çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri yangını kontrol altına aldı.GÖRÜNTÜ GEÇİLDİOkan ÇALIŞKAN/TARSUS (Mersin), =============================Eskişehir otogarındaki cinayet kameradaESKİŞEHİR şehirlerarası otobüs terminalinde, 3 kişi arasında çıkan kavgayı ayırmak isteyen Vahit Ayrım’ın (64), bıçaklanarak öldürülmesi olayının kamera görüntüleri ortaya çıktı.Olay, 18 Kasım 2019 tarihinde şehirlerarası otobüs terminalinde meydana geldi. İddiaya göre, üniversite öğrencileri Özgür D. (21) ve Yılmaz A. (21) ile bir otobüs firmasının görevlisi Ahmet Ö. (30) arasında bilet parasının sistem üzerinden iade edilmemesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ahmet Ö., üzerinde taşıdığı bıçağı Özgür D. ve Yılmaz A.’ya savurdu. Bu sırada kavgayı ayırmak isteyen bir başka otobüs firması görevlisi Vahit Ayrım göğsünden aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandı. Ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan Vahit Ayrım, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Şüpheli Ahmet Ö. ise bıçakla birlikte polis tarafından yakalandıktan sonra tutuklandı. Vahit Ayrım’ın bıçaklandığı anların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ayrım’ın, kavga eden şüphelileri ayırmak isterken bıçaklanması görülüyor.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: —————–Vahit Ayrım’ın kavgayı ayırmak isterken bıçaklanma anının kamera görüntüsü-Vahit Ayrım’ın sağlık fotoğrafıHaber-Kamera: ESKİŞEHİR ==============================Okul bahçesindeki yanık vakasında, numuneler Ankara’da incelenecek AFYONKARAHİSAR’da okul bahçesinde kar topu oynarken vücutlarının çeşitli bölgelerinde yanıklar oluşan 9 çocuk ile okul bahçesinden alınan numuneler, incelenmek üzere Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’ne gönderildi.10 Ocak günü Afyonkarahisar il merkezi Dumlupınar Mahallesi’nde bulunan Şemsettin Karahisari Ortaokulu ile Atatürk İlkokulu’nun ortak kullanımında olan bahçede kar topu oynayan ilkokul 1’nci ve 2’nci sınıf öğrencisi 9 çocuğun vücutlarında, kaşıntıyla birlikte yanıklar oluştu. Aileleri tarafından çeşitli hastanelere götürülen öğrencilerden 7’si tedavilerinin ardından taburcu edildi. 2 çocuğun tedavisi Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi’nde sürerken, Afyonkarahisar Valiliği olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlattı.İKİ AYRI TEST YAPILDIAfyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, olayın ardından il sağlık müdürü, il milli eğitim müdürü ve il emniyet müdürüyle acil toplantı yaparak, incelemelerin titizlikle yapılması talimatını verdi.İl Sağlık Müdürlüğü de öğrencilerin vücutlarındaki yanıklardan patolojik örnekler alıp, yanığa neden olan maddenin tespiti için laboratuvar incelemesi başlattı.  Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü ise olayın yaşandığı 10 Ocak günü okul bahçesi ile bina içinden KBRN cihazıyla yanığa yol açan maddenin kimyasal ya da radyolojik bir madde olup olmadığının belirlenmesi için 2 ayrı test yaptı. Yapılan testlerde kimyasal ve radyolojik maddeye rastlanmadığı açıklandı.HİZMETLİYE EL ARABASIYLA TUZ BIRAKILDIAfyonkarahisar Belediyesi de yaptığı açıklamada, okul idaresi bilgisi dahilinde en son 8 Ocak’ta okul bahçesinde kar temizleme çalışmasının yapıldığını, ancak bu çalışmanın kepçe ve kürekle yapıldığını, tuzlama, solüsyon ve kumlama çalışması yapılmadığını, yine okul idaresinin bilgisi dahilinde hizmetli personele 1 el arabası tuz bırakıldığını duyurdu.ÖRNEKLER ANKARA’YA GÖNDERİLDİİnceleme ve tespit çalışmaları sürerken, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, kendi ekipleri tarafından alınan numuneler ile İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekiplerince alınan örnekleri incelenmek üzere Ankara’ya gönderdi. Numuneler ve örnekler, Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nde incelenecek.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————ARŞİV görüntülerHABER: Satılmış AKKAŞ- Mustafa KILINÇ/AFYONKARAHİSAR, =================================Tacizcisini öldüren babasına verilen cezaya tepki gösterdiKAHRAMANMARAŞ’ta kızını taciz ve tehdit ettiğini öne sürdüğü Tamer Çetin’i (34) tabanca ve çekiçle öldüren Kadir I. (48), yargılandığı davada 12 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara tepki gösteren taciz mağduru Zehra I. (25), olayın bu noktaya gelmemesi için babasıyla birlikte defalarca polis ve adliyeye gittiklerini belirterek, ‘Babamın bu kadar cezaya çarptırılacağını bilseydim ölümü göze alırdım, ‘Keşke ben ölseydim’ diyorum bazen’ dedi.Olay, 5 Haziran 2018 tarihinde İsmetpaşa Mahallesi Egemenlik Caddesi’ndeki bir lokantanın ikinci katında meydana geldi. Kadir I., kızı Zehra’yı taciz ettiği öne sürülen Tamer Çetin’e ruhsatsız tabancasıyla ateş etti. Yaralanan Çetin yere düşerken, Kadir I. bu kez eline geçirdiği çekiçle vurdu. Çağırılan ambulansla hastaneye kaldırılan Tamer Çetin kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan Kadir I. ise tutuklandı. Kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle hakkında dava açılan Kadir I., yargılandığı Kahramanmaraş 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Ocak’ta karar duruşmasına çıktı. Cumhuriyet savcısının ‘kasten yaralama’ suçundan cezalandırılıp tahliyesini istediği duruşmada mahkeme heyeti Kadir I.’yı önce ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın bu cezasını haksız tahrik indirimi ve duruşmadaki saygılı tutumundan dolayı 12 yıl 1 aya indirdi.SAVCI VE AVUKAT KARARA İTİRAZ ETTİMahkemenin kararına Kadir I.’nın ailesi tepki gösterirken, avukat Kadir Bastırmacı ile mahkeme savcısı 12 yıl 1 ay hapis cezası kararının bozulması için istinaf mahkemesine itiraz etti. Tamer Çetin’in taciz ve tehdit ettiği öne sürülen Zehra I., öğretmen olduğunu ve her gün öğrencilerine adaletten bahsettiğini hatırlattı. Yüzünün görünmemesini isteyen Zehra I., ‘Ben bir öğretmenim. Yüzümün gizlenmesini istememin sebebi de öğrencilerime her gün adaletten bahsediyorum, adaleti anlatıyorum. ‘Hocam siz neden o zaman adaletsizliğe uğradınız’ diye bir soru yöneltirlerse bana, ben bu soruya cevap veremeyeceğim için yüzümü gizlemek zorunda kaldım’ dedi.’OLMAZ’ DEYİNCE TEHDİT ETMEYE BAŞLADIHer şeyin 2,5 yıl önce Tamer Çetin’in kuzeni Şefika Çetin aracılığıyla kendisiyle tanışmak istemesiyle başladığını belirten Zehra I., arkadaşının ısrarı üzerine evlilik yolunda bir tanışma kararı aldıklarını söyledi. Tamer Çetin’in gerek yüz yüze görüşmede, gerekse de mesajlaşmalarında normal bir insan gibi olmadığını fark edince görüşmeyi kesmek istediğini belirten Zehra I., şöyle konuştu: ‘Tekrar İstanbul’a döndükten sonra süreç içerisinde kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Zamanla fark ettim takıntılı olduğunu. Ben ‘Olmaz’ dedikçe üzerime gelmeye başladı. Aileme ne kadar çok değer verdiğimi ve düşkün olduğumu biliyordu, beni bununla tehdit etmeye başladı. ‘Senin aileni gözünün önünde öldürürüm.’ ‘Benimle evlenmek zorundasın, evleneceksin ya da ikimizin ölümüne sebep olursun.’ ‘Düğün tarihlerimiz aynı yazmazsa, ölüm tarihlerimiz mezarın başına aynı yazılır. Buna bir karar ver’ diyordu. Ben de tabi aileme ilk başlarda söyleyemedim. Bıkar, nereye kadar ısrar edecek diye düşündüm. Babama ulaştı şahıs, ‘Kızınla ben konuştum. Kızını kaçıracağım ya bana vereceksin, ya da öldüreceğim kızını’ diye babamı da tehdit etmeye başladı. Tehditlerin ardı arkası kesilmedi, sadece tehditten ibarettir diye düşündük ilk başta, ama şahıs İstanbul’dan buraya gelmeye başladı. ‘Benim yaptığım şey sadece tehditle kalmayacak. Bak evinizin fotoğrafını çekiyorum’ diye mesaj attı ve evimizin etrafında olup biteni, eve kimin girip kimin çıktığını izledi ve babam da basit bir tehdit olmadığını anladı. Anladıktan sonra ailesine ulaştı ‘Oğlunuza sahip çıkın. Benim 5 tane çocuğum var, olay çıkmasını istemiyorum, aklını başına alsın’ dedi. Ailesi de ‘Biz bile baş edemiyoruz çocuğumuzla’ dedi.’50- 60 KERE ŞİKAYETTE BULUNDUKTamer Çetin’in evlerinden kimin çıktığını, kendisinin üzerinde hangi renk elbise olduğunu dahi söylemesi üzerine İstanbul’dan gelerek evi takip ettiğinden emin olduklarını ifade eden Zehra I., adliyeye, karakola gittiklerini, BİMER ve CİMER’e yazdıklarını ve bunların sonunda sadece uzaklaştırma kararı verildiğini belirterek, ’50- 60 kere gittik, şikayette bulunduk. Artık emniyetteki, adliyedeki insanlar bizi gerçekten tanıyordu. Beni gördüklerinde ‘Zehra Hanım zaten sizin dosyanız devam ediyor, artık gelmenize gerek yok. Şahsı gördüğünüz zaman koruma polislerine haber vermeniz yeterli’ dedi. Bu kadar, yani aldığımız cevaplar buydu. Babam hiçbir zaman öfkesinin kurbanı olmadı. Olsaydı bir yıl boyunca bu şahsa hiç kimse sabredemezdi. Benim fotoğraflarımın altına çıplak kadın fotoğrafları yapıştırıp ‘Senin kızın böyle, seni rezil edeceğim’ diyerek esnafa, herkese photoshoplu fotoğraflarımı attı. En küçük kardeşimin bile psikolojisi bozuldu, ‘Abla biz ne zaman öleceğiz’ diye her gün benim yanıma geldi’ diye konuştu.Aile olarak telefon hatlarını 3- 4 defa değiştirdiklerini, ancak Tamer Çetin’in kendi fotoğraflarıyla sosyal medyadan açtığı sahte hesap aracılığıyla ulaştığı akraba arkadaşları aracılığıyla numaraları bulduğunu belirten Zehra I., ilgili kurumlara yaptıkları şikayetlerden sonuç alınmayınca babasının ailesini korumak için işten ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Çetin’in günde 500 civarında mesaj attığını, mesajlarında çok ağır küfür ve hakaretlerinin yanında ölüm tehditleri olduğunu kaydeden Zehra I., attığı tehdit mesajlarını da okuyarak şöyle devam etti: ‘Olaydan bir hafta önce şahıs biletinin fotoğrafını atıp ‘İstanbul’a dönüyorum, bir hafta sonra tekrar Maraş’a geleceğim. Bu sefer Maraş’a silahla geleceğim, olduğunuz yerde canlı kalmayacak, yapacağım katliamı tüm Türkiye izleyecek. Hepinizin ölüsünün, üzerine gazete fotoğrafları serilmiş olacak’ diye mesaj attı. ‘Benim kaldığım otel belli. Dolaştığım yeler belli, evinizin etrafında dolaştığım yerler belli. Antep’e gittiğim arabanın plakasına kadar size verebilirim, çünkü ben yapacağım her şeyi haber veriyorum, verdim bu zamana kadar. Geriye son bir şey kaldı, o da sizin canınızı almak’ dedi. İstanbul’dan şahıs bir defalığına gelmedi, bu ilk defa olan bir şey değildi, olayın öncesinde keşif için geldiğini söyledi. Bu da mesajlarla kanıtlı. ‘Şu anda yüksek bir yerden evin içini hedef aldım, o evden kimse canlı çıkamaz. Elimde uzun namlulu silah var, kimseye geldiğimi belli etme. Ortalık kan gölüne döner söyleyeyim. Polis görürsem veya en ufak bir terslik hissedersem evi tararım. Sakın hata yapma’ diyor. Beni hem korkutuyor hem de yapacağı katliamı açık açık söylüyor. Kendisini sürekli şikayet ettiğimizi bildiği için attığı mesajları onlara göstermemi de söylüyordu. ‘Attığım bu mesajı da göster. Amirim size hiç iş bırakmayacağım. Zehra’yı öldürdükten sonra kendi kafama da sıkacağım. Sen hiçbir şey düşünme, işine yarayacak varsa söyle bana, ben yaparım sen hiç zorlama kendini. Delil mi istiyorsun, kanıt mı istiyorsun Zehra’yı öldüreceğim. Ne polis, ne savcı bana kimse engel olamayacak. Seni mezarın içine tıkana kadar bana yaşamak haram. Bunu polislere, şikayet ettiğin kişilere göster diyor açık açık.’ADALET BİZE EN BÜYÜK ADALETSİZLİĞİ YAPTIBabasının değil adam öldürmek, karıncayı dahi incitecek biri olmadığını, güvenlik kamera görüntülerinde de öldürmek için ateş etmediğinin açıkça görüldüğünü belirten Zehra I., mahkemenin verdiği karara da tepki göstererek şunları söyledi: ‘Biz adalete sığındık bir yıl boyunca, ama adalet bize en büyük adaletsizliği yaptı. Bundan sonrası için sesimizi duyurmak istiyorum. Bir Özgecan davası daha yaşanmadı, bir Ceren Özdemir davası yaşanmadı. Ama yaşanabilirdi, çünkü ülkemizde kadın olmak büyük bir suç gibi algılanmaya başladı. Kadın cinayetlerinin nasıl bu kadar arttığını ben bu olay başıma gelince anladım. Ben açıkçası babamın bu kadar fazla cezaya çarptırılacağını bilseydim o ölümü göze alırdım, ‘Keşke şahıs beni öldürseymiş’ diyorum bazen. Bu verilen karar açıkçası ‘Ben; Ceren Özdemir’in, Özgecan Aslan’ın katilinin yanındayım. Bu tacizciler, tecavüzcüler istedikleri gibi cirit atsınlar, bu suçlar bu ülkede çoğalsın, nasıl olsa engellemeye çalışan olursa biz bu kadar cezayı veririz’ anlamında. Bence bu demek.ÇETİN’İN ANNESİ: TAMERDEN HABER ALAMIYORUZ, POLİSE HABER VERİNCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e de seslenen Zehra I., bu olayda hem kendisinin hem de babasının mağdur olan taraf olduğunu söyledi. Tamer Çetin’in annesinin dahi oğlunun sorunlu olduğunu bildiğini ve kendisine bir defasında, ‘Zehra, biz Tamer’den 2 gündür haber alamıyoruz. Kendinize dikkat edin, polise haber verin’ diye mesaj attığını ifade eden Zehra I., Tamer Çetin’in kendisine ve babasına attığı tehdit mesajlarını da paylaştı. Tamer Çetin’in yazdığı mesajlar ise kan dondurdu.’SENİ ÖLDÜRMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİM’İşte Çetin’in yazdığı mesajlar: ‘Senin herkes yanında olsa seni korusa da, beni hapse atsalar da bunlar seni kurtaramaz. Ben hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğim. Hiç kurtulma şansın yok çünkü ben ne olursa olsun, seni öldürmekten vazgeçmeyeceğim. Eninde sonunda seni öldüreceğim. ne olursa olsun seni hiçbir şekilde öldürmekten vazgeçmeyeceğim. Seni öldürmeden bana rahat yok. ben kafaya koydum seni öldüreceğim. ”Ben burada mezarımı kazıp geliyorum, siz de her şeye hazırlıklı olun. Bu sefer bu iş bitecek. Dün İstanbul’a niye döndüğümü Maraş’a gelince anlarsın. İstanbul’a dönüşüm suskun oldu, ama Maraş’a dönüşüm muhteşem olacak. Bu sefer bu işi sessiz sedası bitireceğim. Herkes gibi senin de öldüğünden haberin olmayacak. Siz yine de her şeye hazırlıklı olun. Bu sefer başka, oraya başka bir şey ile geleceğim. Olduğunu, yaşadığını yerde canlı kalmayacak hepiniz öleceksiniz’ ‘EN FAZLA 6 AY HAP5SE ATARLAR’Dün karakola çağırmışlardı, şimdi gidiyorum. Sen ne değişecek sanıyorsun, ben bu işten vazgeçmem. En fazla 6 ay hapse atarlar, 6 aycık ömrün uzar, bu işten tek kazancın bu olur. Eninde sonunda seni öldüreceğim. Ben bu işten ne vazgeçerim ne de biri bana engel olabilir. Ne devlet, ne başkası kimse engel olamaz seni öldüreceğim. Şikayetin üzerine ben hapse girersem, ben çıktıktan sonra sen evlensen de hamile olsan da sana hiçbir şekilde acımayacağım. Savcı Bey uzaklaştırma mesafesini 300 metreye çıkardı. Kötü haber ise serbestim, yaşasın özgürlük. Sen de özgürlüğünün tadını çıkar, yakın da seni de sonsuza kadar iki metre mezarın içine tıkacağım.”ŞİKAYET ETİĞİN KAĞITLARI KIZININ LEŞİNİN ÜZERİNİ ÖRTECEĞİM”Şikayet ettiğin kağıtları saklıyorum. ben o kağıtları nerede ne zaman kullanacağımı çok iyi biliyorum. Kızının leşini şikayet kağıtları ile üstünü örteceğim. Sen de ettiğin işleyenleri gözden geçirsin. Bu davanın kararını ben açıklayacağım. Kazanmayı unut, senden kızının canını alacağım. Dünya kadar paran olsa bile kızını geri getiremeyeceksin.’TAMER ÇETİN’İN ÖLMEDEN ÖNCEKİ SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTIÖte yandan Tamer Çetin’in yaralı olarak kaldırıldığı ve ‘hayati tehlikesi yoktur’ şeklinde rapor verildiği Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık uygulama ve Araştırma Hastanesi’ndeki görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, bir hasta bakıcının götürdüğü sedyede yatan Tamer Çetin’in bilinci açık, kafasını ve kollarını oynatıyor. Tamer Çetin, kol ve bacaklarındaki kırıklar nedeniyle kaldırıldığı ortopedi servisinde ameliyat için hazırlanırken kalbi durdu ve doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————–Z.I.’nın tehdit mesajlarını göstermesiMesajları okumasıZ.I. ile röp.Tamer Çetin’in ölmeden önceki son görüntüleriTamer Çetin’in annesinin attığı mesajTamer çetin’in mesajlarıHaber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ ==============================Kestiği ağacın altında kalan işçi yaralandıHalim AKCA/BUCAK (Burdur), – BURDUR’un Bucak ilçesinde ormanda seyrekleştirme yapan işçi İsa Duran (43) kestiği ağacın altında kalarak, yaralandı.Bucak Çamlaraltı mevkiinde ormanda kızılçam ağaçlarını seyrekleştirme çalışmaları yapan İsa Duran, kestiği ağacın altında kaldı. Bağırarak sesini duyurmaya çalışan İsa Duran’ın yardımına diğer işçiler koştu. Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne de haber verildi.Kısa sürede olay yerine giden sağlık ve Bucak Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı kurtarma ekipleri, İsa Duran’ı ağacın altından kurtararak, ambulansa kadar taşıdı. Ambulansta ilk müdahalesi yapılan İsa Duran, daha sonra Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralı işçinin tedavisinin sürdüğü belirtildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————-İşçinin ağacın altında kaldığı yerden görüntüİşçinin ambulansa taşınmasıAğaçtan görüntülerDetaylarHABER- KAMERA: Halim AKCA/BUCAK (Burdur), ===============================’Jet Fadıl’ ödeme yapmayınca HDP’li Siirt Belediyesi icralık oldu  KAMUOYUNDA ‘Jet Fadıl’ olarak tanınan Fadıl Akgündüz, kendi imkanlarıyla yaptıracağını belirttiği Siirt Belediyesi hizmet binasının kalan 5,5 milyon lira borcunu ödemeyince, binayı yapan firma tarafından belediyeye icra takibi başlatıldı.İş insanı Fadıl Akgündüz, 2012 yılında Barış ve Demokrasi Parti’li (BDP) Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ile görüşerek, kendi imkanlarıyla hizmet binası yapacağını açıkladı. 2014 yılında hizmet binasını tamamlayan firma, Siirt Belediyesi araclığıyla ödemeyi Akgündüz’den almak için anlaşma yaptı. Bugüne kadar Akgündüz’den yaklaşık 7 milyon lira ödeme alan firma, kalan yaklaşık 5,5 milyon lira ödemeyi alamayınca Siirt Belediyesi’ne icra işlemi başlattı. Akgündüz’den uzun zamandır ödeme alamadığı için mağdur olduğunu anlatan firma yetkilisi Altan Akhan, ‘Siirt Belediyesi hizmet binası inşaat bedelinin Fadıl Akgündüz tarafından belediyeye ödemelerin yapılmamasından kaynaklı mağdur olduk. Uzun süredir iyi niyetle belediyeden ödeme yapılmasını bekliyorduk. Ancak ödeme yapılmadığından dolayı alacakları için Siirt Belediyesi’ne icra takibi başlattık’ dedi.Konuyla ilgili HDP’li Siirt Belediyesi’nden ise açıklama yapılmadı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————-Belediye binasıBinaya giren vatandaşlarGenel ve detayHaber- Kamera: Turan KOYUNCU-Mehmet Yücel DURAK SİİRT,==============================Doğu buz kesti: Göle 25,8 (2)ARAÇLARIN MAZOT DEPOSU DONDUTermometrelerin dün gece sıfırın altında 24,7 dereceye düştüğü Ağrı’da araçların mazot depoları dondu. Donan depoları TIR şoförleri, ateş yakarak açmaya çalıştı. Dondurucu soğuklar nedeniyle ağaçlarda ise kırağılar oluştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ——————TIR şoförlerinin ateş yakması-Donan depoları açmaya çalışması-TIR şoförleri ile röp.Haber-Kamera: Servet ARSLAN/ AĞRI, ==============================Evlerinin balkonuna gelen maymunu kedi sanmışlarAKSARAY’ın Gülağaç ilçesine bağlı Cumhuriyet köyünde yaşayan Güneş çifti, evlerinin balkonunda gördükleri maymunu önce kedi sandıklarını söyledi. Maymunun kayısı çekirdeği çitlediğini söyleyen Nurdagül Güneş, ‘Kedime bakmak için balkona çıkmıştım. Pencerenin önünde oturan maymunu başta kedi sandım. Baktım ki sandalyenin altında kayısı çekirdeği çitliyor. Ondan sonra korkup içeri girdim. Eşime söyledim, ‘Köyde maymun ne gezer’ dedi. İhbar ettik görevliler kafese koyup götürdü’ dedi.Gülağaç ilçesi Cumhuriyet köyünde dün evinin yanındaki ahırda maymun olduğunu gören Güneş çifti, durumu yetkililere bildirdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, ahırdan kaçarak başka bir evin balkonuna giden maymunu yakalayarak kafese aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen ve açlık nedeniyle bitkin düştüğü belirlenen maymuna meyve verildi. Sağlık durumu iyi olduğu belirlenen maymun, ekiplerce Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi Veteriner Müdürlüğü’ne teslim edildi. Maymunun bölgeye nereden geldiği henüz belirlenemedi.’KAYISI ÇEKİRDEĞİ ÇİTLİYORDU’Balkonda gördüğü maymunu önce kediye benzeten Nurdagül Güneş, ‘Kedime bakmak için balkona çıkmıştım. Pencerenin önünde oturan maymunu başta kedi sandım. Baktım ki sandalyenin altında kayısı çekirdeği çitliyor. Ondan sonra korkup içeri girdim. Eşime söyledim, ‘köyde maymun ne gezer’ dedi. İhbar ettik görevliler kafese koyup götürdü’ dedi.  ‘MAYMUN GÖRDÜK DEYİNCE KÖYLÜLER İNANMADI’Eşi Nurdagül’e ilk başta inanmadığını, maymunu görünce şok olduğunu söyleyen Veli Güneş, ‘Eşim balkonda maymun görmüş. Bana maymun var deyince şaşırdım ve inanmadım. Sonra çıktım baktım ki gerçekten maymun. Beni görünce koşup ahıra girdi. Ben de hemen Doğa Koruma ve Milli Parklar görevlileri ve jandarmayı aradım. Köye gelen jandarmalar, ‘Ufakmış biz yakalarız’ dedi. Maymun jandarmaya saldırdı. Doğa koruma ekipleri bir kafes getirdi. İçine bir tane muzu soyup koydu ve maymun kafese girince yakaladılar. Hayatımda ilk kez maymun gördüm, şaştım ve şok oldum. Benimle birlikte ailemde gözlerine inanamadı. Ben eşime inanmamıştım köylülerimiz de başta bana inanmadı ve fotoğrafını gösterince inandılar’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: —————–Nurdagül Güneş röp-Veli Güneş röp-Maymunun geldiği evden ve ahırdan detaylarHaber: Erkan ALTUNTAŞ/AKSARAY, ============================== 

Bir önceki yazımız olan Park halindeki motosiklet saniyeler içinde çalındı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir